Görme Engelliler

Öğrencimiz Mevlana Şiir Yarışması Ödül Töreninde. (22.12.2018)

 

11.Sınıf öğrencimiz Ayşe Şimşek, Mevlana şiir yarışması ödül törenine katıldı.>>>

Bursa Osmangazi Belediyesinin her yıl ülke çapında geleneksel olarak düzenlediği "Liseler Arası Mevlana Şiir Yarışması" sonuçları bir ay önce belli olmuştu.

 

11.Sınıf öğrencimiz Ayşe Şimşek, 241 eser arasından 3.olmuştu.

 

Öğrencimiz, Osmangazi Belediyesinin davetlisi olarak Bursa´da yapılan ödül törenine katıldı.

 

Ödül töreninde öğrencimize okul müdiremiz Necla Kayıklık ve Edebiyat öğretmenimiz Naciye Yıldız eşlik etti.

 

Öğrencimiz kürsiye çıkarak ödül kazandığı "Hakhaka" adlı şiirini başarılı bir performansla okudu ve davetlilerin beğenisini kazandı.

 

Törene katılan Osmangazi Belediye Başkanı sn.Mustafa Dündar, yarışmacılara ödüllerini takdim etti.

 

Türkiye çapında yayınlanan sözkonusu şiir yarışmasına okulumuz öğrencilerinden sekiz eserle katıldık.

 

Bu eserlerden aşağıda öğrencilerimize ait üç çalışma, Bursa Osmangazi Belediyesi tarafından çıkarılan "Yüz Sürdüm Dergahına" adlı şiir kitabında yayınlanmaya layık görüldü.

 

Ayşe Şimşek "Hakhaka" (Yarışma 3.sü)

Sümeyra Balkan "Vuslat Yolu"

Zeynep Sude Deveci "Nokta-i Münteha"

 

Adı geçen şiir kitabında, yarışmaya müracaat eden 241 eser arasından en iyi 40 şiir yayınlandı.

 

Öğrencilerimizi, ailelerini ve kendilerine rehberlik eden öğretmenlerimizi tebrik ederiz.

 

Yarışmada 3. olan öğrencimiz Ayşe Şimşek´in şiiri:

 

HAKHAKA


Bismi Hû!

Besmeleyi dizip tesbih tanelerine,

Tınısı nazlı bir cezirle yollara düştüm.

Yollar ırak olmasaydı görür müydün ardımdaki fersûde ruhu?

 

Sen sûkûta köle Semîye kul idin,

İrabında ya dinle ya konuş derdin.

Bana ‘yürü’ dedin pirim, baş göz üstüne dedim ,

Cihanı arşınlamaya meylettim.

Asırlar sonra tekrar sana geliyorum.

Vuslatımın atlası gözlerine, Konya’mın gülzârı ilmine,

Mevlana’mın kadim eline geliyorum.

Âşıkanın derdini toplayıp dimağıma,

Huzuruna yüz sürmeye geliyorum.

Çöllerin kıvılcımı, sabah güneşiyle saplanıyor bedenime,

Aydınlık mızraklarını batırıyor sesime, gölgene çekiliyorum.

Avucumda Halep´in Tebriz’in Hicaz’ın toprağı,

Küllerime gül kattığın anın münbitiyle geliyorum.

Kendi kervanımda sülûk ile, sana hicret ediyorum.

Gök, perçemini uzatıyor canıma

Rahman diyorum,

Rahmanın izniyle sana geliyorum.

 

Yol uçsuz yol yokluk

Yosunlaşmış Ay’ın şavkı vuruyor gönlümün dağlarına,

Büyücülerin düğümleri tıkanıyor boğazıma.

İçimde yangınlı bir deli at!

Sırtında virane yüklü kâinat!

Ben nefsimi volkanlara atıp da geliyorum. 

Gün geçiyor gözü gölgeli eşkıyalar kesiyor önümü.

Yolları aşıyorum sana gelmek için.

Buz çöllerini geçiyorum ateşler sarıyor bedenimi.

 

Vakit tamamlanıyor…

 Dervişân kapısını görüyor yaşlı gözlerim.

Tarihten birer zerre gibi oymalar

Parmaklarım uzanıyor gayri ihtiyarî

Ve siniyor etrafa bu garibin parmak izleri… 

Göçler hûcum etmişler sanki,

Topuklarımda eski devirlerin ihtişâmı ve terbiyesi.

Zoraki bir sezinlenişle adımlıyorum dikenli yolu.

Hil’âtımın uçlarına karışıyor toz toprak

Gözlerime değiyor çardağa düşen yeşil yaprak.

Gözlerim gözlerinin değip geçtiği yerlerde geziniyor.

İşte şurada;

Şems’in seslenişi geliyor kulağıma:

-Ey Celaleddin!

Güneşe dönen dünya

Hakka dönen semâ

Giy kefenini sırtına

Dön sen de Rahmana!’

 

İlerliyorum avluda, adımlarım dâhi çok uzakta.

Şu pervâne  duvarlar  is´ten ve aşktan birer tuğla.

Bambaşka insanlar etrafımda...

İnsanlığın yüzü hiç değişmedi oysa

Fakat zamanın âşina olmadığım bu hali ve tavrı…

Neden tanıyamadı Yemlihâ  değişen çağı?

Postları aşınmış aşıkların yolları nereye vardı?

Yığılıyorum kuytuda bir yere

Sırtımda emanet gibi bir yaralı ferace.

İçimde sessizliğin ezilmiş fısıltısı “Pîrim neredesin?”

Bu ne kasvetli bir yalnızlık tınısı…

Körpe izdihamın içinde elimi yalnız hüznün soğuk elleri tutuyor.

Üzerine kar yağmış sesim dağılıyor ve bütün şehri kaplıyor.

Güneşin turuncu ışıkları aralayıp geçerken günbatımı kirpiklerimi

Geceye doğru uzanan gül bahçeleri…

Demek vuslatımız başka bahara kaldı…

Uzaktan bir ney sesi karışırken bedenime, duymuyorum…

Serçeler bir bir konuyor titreyen sesime.

Demek vuslatımız başka bahara kaldı…                                                               

 

 

Konuyla ilgili önceki haberimizi okumak için:

http://humeyraokten.meb.k12.tr/icerikler/ogrencimiz-siir-yarismasinda-turkiye-3su-oldu-05122018_6045700.html

 

22-12-201822-12-201822-12-201822-12-2018

 


Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Etiketler : Bursa Osmangazi Mevlana Şiir Yarışması


  Beğen | 9  kişi beğendi